Asturias Bölgesinin Şampiyonu Santiago Lopez Cid, 25-26-27 haziran 2010 tarihleri arasında İspanya'nın Cantabria Bölgesinde Laredo'da düzenlenen İspanya Şampiyonasını kazandı. Santiago geçen senenin de İspanya Şampiyonu idi ve bununla beraber 3 kez İspanya Şampiyonluğu kazanmış oldu.

 

 

Solunar
Sualtıavcısı ZBA Üstüne Düşünceler "Ben sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını severim."

PostHeaderIcon "Ben sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını severim."

Çocukluğumuzdan beri bu özdeyişi pek çok yerde görmüş, okumuşuzdur. Hamasi nutuklar atmaya kalksak bu özdeyişi zıpkınla balık avında da çok rahatlıkla kullanırız. Sporculardan, yada zıpkıncılardan bahsederken pekçok şekilde bizlerin bu özdeyişteki niteliklere haiz olmadığımızı itiraf da etmemiz gerekir. Nasıl biz öyleyiz diyebiliriz ki (sadece nefesle dalış yaparak gündüz avlanan zıpkıncılardan bahsediyorum) tecrubeli-usta dediklerimizin içinde yasak cinslerden balık avlayanlarımız vardır, kanunların öngördüğü kilo limitlerinin üstüne çıkanımız da çoktur, avladığı balığı balık halinde mezatta yada direk lokantaya götürüp satanımız da vardır. Acemiler veya yeni başlayanlarda bile ne sirkülerdeki boy nede toplam kilo miktarını takan pek çıkmaz hele özellikle bu yeni başlayan tayfada sudan boş çıkmamak adına önüne ne çıkarsa büyük küçük demeden vuranları sıklıkla görürüz. Yine forumlara usta tabir ettiğimiz arkadaşlarımızın yollamış oldukları büyük ve çok miktarda balık fotograflarını nasıl tebrik ediyorsak avuç içine zor sığan balıkları yollayan bir acemiyi de aynı şekilde tebrik etmekte bir sakınca görmeyiz. Uzun lafın kısası ahlaki, düşünsel ve uygulama olarak pekçok yanlışlığımız var.

 

Pekiyi bir soru: Acaba bu özdeyişte bahsedilen sporcu sadece sahada fiziken sporu yapan kişimidir?

Yoksa bu adamın antrenöründen başlayarak, kulüp yöneticisi, dernek yöneticisi, bağlı bulundukları federasyonun o spor dalı ile ilgili teknik, idari, hukuk kurullarındaki üye ve yöneticiler de acaba bu özdeyişteki sporcu tanımının içinde yer almalımıdırlar?

Bana öyle geliyor ki bu kişilerin de bu tanım içinde yeralmaları gerekmekte ve uygulamalarında kural, yönetmelik vs ye ek olarak etik, ahlak, hakkaniyet gibi olguları da gözönüne almaları gerekmektedir.

J))) Şimdi yine meraklanmışsınızdır zıpkıncıyla başlayan yöneticilerle devam eden bu yazı nerden çıktı sonu nereye varacak acaba diye. Neyse devam edelim.

TSSFnin Zıpkınla Balık Avı yarışma talimatnamesinde daha önce TSSF ZBA kurul başkanı Mustafa Öztürk’ün geçen sene Didim de yapılan Türkiye Şampiyonasında bir önceki yılın milli takım sporcularının Milli takım aday kadroya direk çağırılmasını öngören maddenin 2009 yılında uygulanmaması ile ilgili olarak kendisine iletilen şikayetlere karşı yaptığı açıklama, daha önceki yıllarda TSSFnin Dünya ve Avrupa Şampiyonalarına gitme hakkı elde etmelerine karşı bu müsabakalara yollayamadığı sporcuların mağduriyetlerini bir nebze olsun ortadan kaldırmak adına konulan bu maddenin artık hersene düzenli olarak uluslararası yarışmalara katılmamız dolayısı ile uygulanmasına gerek kalmadığı yönündeydi.

Ve nitekim 2009da yapılan milli takım seçmelerine 2008in Milli takım sporcuları Hakan Gencer, Selim Konya, Volkan Demircioğlu davet edilmediler.

2010 yılına bakacak olursak:

Bazılarınızın çok iyi bildiği bazılarınızın haberdar bile olmadığı birşeyden bahsedelim:

2010 yılı Türkiye Zıpkınla Balık Avı Şampiyonası öncesinde Polis Akademisi Takımı yasak günlerde yarışma bölgesinde dalış yaparken filme alındıkları için yapılan teknik toplantıda yarışmadan diskalifiye edildiler. Buraya kadar yöneticiler açısından ilk satırdaki özdeyişin uygulaması çok güzeldi.

Şampiyonanın ilk günü sabah 9 da başlaması gereken yarışma ise Polis Akademisi takımının siyasi-bürokratik bağlantılarını kullanarak, belediye başkanından hakem heyetine kadar baskı yapması sebebiyle saat 10da başladı. Çünkü bu takım sabah limanda hala yarışmaya katılmak için baskı yapıyordu. İşin sonu bu takım üyelerinden birinin kendilerini filme alan Gökçeada sporcuları dahil diğer takımlarda da balık sattıklarını söyledikleri çeşitli sporcuların yakalarını bırakmayacakları bu arkadaşların polis, jandarma ve sahil güvenlik tarafından yakalanmaları için ellerinden geleni yapacakları hatta Türkiye karasularında bundan sonra daldırılmayacaklarına varana kadar bir dizi tehditler savurmasına kadar vardı.

Bu davranışların yukarıdaki özdeyişe göre değerlendirmesini yapmayı size bırakıyorum.

Yine yarışma öncesi teknik toplantıdan sızan bir bilgiye göre gerek kurul gerek federasyon bu baskılardan kurtulmak ve yine gerektiğinde bu takımın bağlantılarını kullanabilmek adına bu takımı diskalifiye etmelerine rağmen kendilerine Polis Akademisi takımının sporcularının şampiyonaya katılmadan direk milli takım aday kampına çağırılacakları taahhüt edildi.

Gelelim bugüne 1 hafta içinde Milli Takım Seçmeleri kampı başlıyor ve aldığımız bilgilere göre Polis Akademisi Takımının 3 sporcusu (Ahmet Tekin, Ercan Ak-Bayram, Serdar Ak-Bayram) bu kampa direk davet edilmişler.

Şimdi elbette TSSF ZBA teknik kurulunun bu konuda ne gibi bir mantıklı açıklama yapacaklarını pekçoğumuz merak ediyoruz.

Hani deselerki bu sporcular milli takım sporcusuydu o yüzden çağırdık. 2009 da milli takım sporcusu olan birtek Ahmet Tekin var. Ercan Ak-Bayram 2007 de milli takımdaydı Serdar Ak-Bayram ise sadece milli sporcu adayı olarak seçmelere katılmıştı.

Yani en azından Ak-Bayram kardeşlerin bu yıl çağırılmaları önceki yıllardaki uygulamalara göre bile mümkün değil.

Bu noktada gerek kurul üyelerine gerekse federasyonun diğer kademelerdeki yetkililerine benim birkaç sorum var:

Bu uygulama ne kadar ahlaklı oldu? Bu sene Türkiye Şampiyonasında yarışan 60 sporcu ve daha önceki bölge  şampiyonalarında yarışmış olan 200 küsür sporcunun ne kadar hakkını korumuş oldunuz?

Yarın bizlerden birisi size bunların açıklamasını yüzyüze sorduğunda ne cevap vereceksiniz?

Bütün bunlardan sonra TSSF, bu uygulamada rol oynayan, gerek çeşitli kademelerdeki yöneticilerine, gerek Zıpkınla Balık Avı teknik kuruluna bizim ne kadar güveneceğimizi? Bu kişilere ne ölçüde saygı duyacağımızı zannediyor ?

Benim gözümde forumlarda vb yerlerde imzalarının altına satır satır TSSF Zıpkınla Balık Avı Teknik Kurul üyesi yazan ne kadar arkadaş varsa hiçbiri bu kurulda yer almayı haketmiyor. Beni temsil etmeyi de haketmiyorlar benden saygı görmeyi de haketmiyorlar...

 

Son Güncelleme ( Perşembe, 12 Ağustos 2010 13:07 )

ImrozSub

Reklam