Çocukluğumuzdan beri bu özdeyişi pek çok yerde görmüş, okumuşuzdur. Hamasi nutuklar atmaya kalksak bu özdeyişi zıpkınla balık avında da çok rahatlıkla kullanırız. Sporculardan, yada zıpkıncılardan bahsederken pekçok şekilde bizlerin bu özdeyişteki niteliklere haiz olmadığımızı itiraf da etmemiz gerekir. Nasıl biz öyleyiz diyebiliriz ki (sadece nefesle dalış yaparak gündüz avlanan zıpkıncılardan bahsediyorum) tecrubeli-usta dediklerimizin içinde yasak cinslerden balık avlayanlarımız vardır, kanunların öngördüğü kilo limitlerinin üstüne çıkanımız da çoktur, avladığı balığı balık halinde mezatta yada direk lokantaya götürüp satanımız da vardır. Acemiler veya yeni başlayanlarda bile ne sirkülerdeki boy nede toplam kilo miktarını takan pek çıkmaz hele özellikle bu yeni başlayan tayfada sudan boş çıkmamak adına önüne ne çıkarsa büyük küçük demeden vuranları sıklıkla görürüz. Yine forumlara usta tabir ettiğimiz arkadaşlarımızın yollamış oldukları büyük ve çok miktarda balık fotograflarını nasıl tebrik ediyorsak avuç içine zor sığan balıkları yollayan bir acemiyi de aynı şekilde tebrik etmekte bir sakınca görmeyiz. Uzun lafın kısası ahlaki, düşünsel ve uygulama olarak pekçok yanlışlığımız var.